25 Nisan 2013 Perşembe

Bırakın küçük enişteyi..!

Aykut Kocaman Gençlerbirliği'ne karşı kaybedilen maçtan sonra artık şampiyonluktan ümidi kesmiş olmalı ki, Galatasaray üzerinden gene ortamı karıştırma çabasına girişti. Burada yapmak istediği Fenerbahçe'nin medyadaki kalemşörlerine Galatasaray kollanıyor diyerek haber yaptırmak ve bu yolla hakemleri, federasyonu, rakiplerini baskı altına almaktı.
Şikayet ettiği noktalara gazetelerde yazdığı açılardan bakarsak
-Gökhan Zan'a verilen ama ertelenen ceza:
Zaten verilen cezaların iptalini sağlayan 155. madde çok saçma en başında. Ama o maddenin çıkma sebebi F.Bahçe yöneticilerinin şikeden dolayı alacakları cezaları örtmekti. Şikeyi hasır altı ettikleri için bu maddeyi kullanmak için nedenleri kalmadı. Şimdi şunu anlıyamıyorum. Ortada sizin çıkması için ısrar ettiğiniz hatta bu nedenden dolayı federasyonu değiştirdiğiniz bir madde var ama bu maddeden sizden başka kimse faydalanmasın istiyorsunuz. Bir kere bu nasıl bir hastalıklı bir kafadır çözemedim. Eğer yasada insanların faydalanabileceği böyle bir boşluk oluşturulmasını sağlayan siz iseniz, bu boşluğun kapatılmasını da sağlayabilirsiniz demektir. Madem federasyona tekrar baskı yapın bu madde kalksın yürürlükten, emin olun en çok biz memnun oluruz.
-Arena'da sahaya giren iki taraftar ve saha kapatma cezası verilmemesi:
İki sezondur müthiş bir taraftarlık örneği vererek futbolun güzel yönünü tüm dünyaya tekrardan göstererek kendisine büyük bir hayran kitlesi yaratan ultrAslan hiçbir olay olmadan takımına destek oluyordu. Ama M. İdman Yurdu maçında nereden çıktığı "belli" olmayan iki tane Mersinli vatandaş sahaya atlayınca yer yerinden oynadı. Neymiş efendim Galatasaray'ın sahası en az "iki" maç kapatılmalıymış. Üç taraftar girse sahaya herhalde saha "üç" maç kapatılsın diyeceklerdi. Galatasaray taraftarının sinirlerini denemeye lütfen kimse çalışmasın sonra olanlar hiç hoş görüntüler bırakmıyor insanların hayatlarında. Bırakın Galatasaray taraftarı edebiyle desteklemeye devam etsin takımını. Benzer bir olay zühur ederse versinler en ağır cezayı, ama daha ilk olayda idam sehpalarını kurmak gereksiz. Hele ki, Saraçoğlu'nda bıçaklanan taraftarlar olduğuna dair haberler ortada dolaşırken.

Ama anlayamadığımız noktalar çok:
-Sezon başında Engin Baytar'a verilen 11 maçlık ceza
-Melo'ya verilen 4 maç ceza
-Fatih Terim'e verilen 3+9 maç (12 maç) ceza
-Hasan Şaş'a verilen 1+3 maç (4 maç) ceza
-Sabri Sarıoğlu'na verilen 1 maç ceza

Yukarda yazdığım cezalar haklıdır haksızdır demiyorum ama bu kadar çok ceza verilen bir takım federasyon tarafından kollanıyor demek tamamen aptallıktır diyorum. TBF'de Galatasaray'ın önünü kesmek için ilk olayda hemen yapıştırdı iki maç saha kapatma cezasını, emsallerini ufak çaplı para cezalarıyla geçtiştirirken. Bu ülkede meyva veren ağaçlar her daim taşlanmıştır. Çünkü bu ülkede başarılı olabilmek büyük başarıdır. Birşeyleri başarmış insanların bu ülkede değilde başka ülkede yaşamış olmaları halinde daha büyük başarıların altına imzalarını atabilecek durumda oldukları su götürmez bir gerçektir..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder